Milyonlarca kelime kafamın içinde uçuşurken, oraya buraya yazamadığım, kimseye söyleyemediğim şeylerin varlığı beynime ve yüreğime fazla geliyordu ve yine aldım bu sanal günlüğü elime...

27 Nisan 2012 Cuma

Hastane Günlükleri - 2

07 Şubat Salı


Dün  yemek saatinden, tedavi saatine kadar yemekhanede oturdum, yer altı diyorum buraya bodrum katında, ufacık camları olan bir yer, orada bile parmaklıklar var. Yemekten sonra grup toplantısı vardı herkese kendimi tanıtmak biraz zor oldu, kendime taktığım sıfat işsiz bir sinemacı oldu sanırım sinemacı kimliğimi daha çok seviyorum. Öğretmenler var burada, onlarda buradalar kimi eşinden, kimi çocuğundan dertli, buradaki kadınlar grup toplantısında daha bir çıplaklar o an konuşulan konu neyse her şeyi anlatıyorlar onunla ilgili yaşadıkları.

Utanmıyorsunuz burada, utanma duygunuz gidiyor çünkü; Burası yargılama sözcüğünün kaybolduğu yer kimse sizi hiçbir hareketiniz için yargılamıyor size kızmıyor... Soyunursunuz sizde burada olsanız sizde soyunur dökersiniz neyiniz var neyiniz yok ortaya.

Dün telefonum geldi, günde iki telefon hakkınız var. Önce Lilith aradı benim biricik dostum ilk arayanın o olması beni kendime getirdi sakinleştirdi ve yalnız olmadığımı hatırlattı bana hemen ardından evdekiler aradılar annem biraz üzülmüş, ağlamış beni burada bıraktığı için.

Ön yargılarımız işte oysa kötü bir yer değil burası ve profesyonel bir yardım almanın hiçbir zararı yok.

Tedavi saatinde bana bir ilaç verdiler küçük mor bir ilaç mor diyeceğim bu ilaca mordu çünkü; Günlerdir uyuyamayan ben o küçücük morun etkisiyle güzel uyumuşum.  Uyumanız lazım elmyra hanım dedi hemşire suratıma dik dik bakarak.

Şimdi yine yeraltındayım kahvaltıdan sonra yaktım sigaramı, günler nasıl geçecek burada hiç bilmiyorum.

Gece biri kalkıp sürekli üstümü örtüyordu; Oda arkadaşlarımdan biri olsa gerek, nereden bilecekler benim dağınık olduğumu ve böyle uyuduğumu?

Kahvaltıya inerken hemşirenin elmyra hanım diye beni bir yakalaması vardı, akıllara şaşkınlık 4 tüp kan aldılar benden şimdi bakıyorum hala damarlarım mosmor onun etkisiyle alışığım aslında ben bu kadar gözümü açar açmaz hiç olmamıştı.

Ahh bir saniye spora çağırıyorlar gidiyorum.

Ayh spor gerçekten çok zevkliydi, hep birlikte grupça ince uzun koridorda bir oyana bir buyana sallandık durduk, her sabah katılmamız gereken bir aktiteymiş, yoklama bile alıyorlar valla, en son lisede mi oluyordu bu işler?


07 Şubat Salı 11:25 

Doktorlarım ile konuşmak için yanlarına çağırıldım. İki insanın karşısında hayatını anlatmak ve ağlamak çok zor. Bu insanlar benim hiçbirşey'im değiller, arkadaşım, ailem değiller beni tanımıyorlar bile ve ben onlara anlatmak zorunda kalıyorum. Unutmaya çalıştığım şeyler onların karşısında dökülüyor dudaklarımın arasından, zihnim bana oyun oynuyor sanki, beynim ise onlara eşlik ediyor ve dudaklarım son noktayı vuruyor. BU İLGİNÇ! Kendi kendini eleştirirken buluyorsun birden kendini onların karşısında. Sonra etrafındakileri anlatıyorsun.

Ve farkediyorsun aslında her zaman tek destekçin yine ailen olmuş.

19 yorum:

  1. Elmyra nekadar güzel değilmi şu çıplaklık, herşeyden arınmış saf bir şekilde. Şunu yaptın niye yaptın iyiki yaptın diyen yok yapmışın işte. Keşke normal hayatımızda böyle çıplak olsak yalanlarımızı gizlemesek, modifiye etmesek neysek o olsak :)) Ben bir aydır ilaç kullanıyorum oda pembe bende ona pembe bolibon diyorum. Uyuyorum mutlu oluyorum, minicik bir hap işte, iki gün atmadım, diye yemediğim fırça kalmadı bide alkol almıştım sorma, çarpıntım falan oldu :)) nabzım 115 düşün kalbim yerinden çıkacaktı. Panik atak oldum bir anda. neyse negüzel anlatıyorsun yaşadıklarını, sen yokken merak ediyordum paylaştığın içinde teşekkür ederim herkes senin kadar mert, cesur değil. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Herkes cesur olsa, daha yaşanılası olur bu dünya..

      Sil
  2. bolibonunu al git bence. panik atak da öyle olunmuyor.

    YanıtlaSil
  3. Bu yorum bir blog yöneticisi tarafından silindi.

    YanıtlaSil
  4. Bu yorum bir blog yöneticisi tarafından silindi.

    YanıtlaSil
  5. okurken çok duygulandım arkadaşım.Ne güzel anlatmışsın...
    Bende mimin var, yazmıştım önceden, sanırım göndermemişim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hemen yazıyorum...

      Teşekkür ederim Misi, beğenmene sevindim.

      Sil
  6. Allah acil şifalar versin...
    yapabileceğiniz tek şey sabretmek ve Allah'a sığınmaktır,insanoğlunun veya kızının isteyipte yapamıyacağı hiçbirşey yoktur.Bu yola girmek zaten tedaviyi kabullenmenin ilk adımıdır;esas önemli olan çıktıktan sonra yapılacaklar bütün iş insanın kendisine bağlı çünkü sana senden başkası yardım edemez...

    YanıtlaSil
  7. Zordur elbet, ama önemli olan başarmaktır her zaman... ve sen bunu başardın Elmyra... Sonunu bile görmediğin bir yola girdin ve başarıyla ışığı getirdin hayatına...

    YanıtlaSil
  8. Okurken kendimi bi garip hissettim acaba acaba dedim onun yerinde olsaydım dayabilirmiydim bunca şeye hele son satırlar herşeyi tamamiyle gözler önüne sermiyormu?......

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hislerimi size tam aktarabildiysem ne mutlu bana...

      Sil
  9. Benimde ihtiyacım var dünyadan soyutlanıp böyle bir terapiye.. :(

    YanıtlaSil
  10. geçmiş olsun arkadaşım okurken bende çok duygulandım.Allah kurtarsın.

    YanıtlaSil
  11. ödülün var bende.
    :)

    üff hatırlattın ya tekrar geçmiş olsun.
    :)

    YanıtlaSil
  12. İnsan en çok özgürlüğünü istiyor kapalı kapılar ardında.Dısarı cıkmak hiç bu kadar zevkli olmamıştı diyor.Pencere camından köklerini salmış bir ağaçgördüğünde umut koyuveriyor adını..Umut...Sizin umudunuz hiç tükenmesin...

    YanıtlaSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...